Merhaba değerli okur, gelin birlikte bir yolculuğa çıkalım: Neden bir il, sadece bir kuruyemişle adını öyle güçlü biçimde özdeşleştirmiş olabilir? Bu soruyla yola çıkarak bugün, Türkiye’nin kuruyemişler dünyasında “leblebi” deyince akla ilk gelen noktası olan bir ili konuşacağız. Hafif bir tebessümle ve içten bir merakla, size bu ildeki leblebi kültürünün köklerini, üretim dinamiklerini ve insan hikâyelerini anlatmak istiyorum.
Leblebisi Meşhur Olan İl: Çorum
Türkiye’de “leblebi” denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden biri Çorum. Bu bağın ardında sadece bir atıştırmalık kültürü değil; köklü bir üretim süreci, zanaatkarlar, yöresel iklim koşulları ve bir mirasın kuşaktan kuşağa aktarılması yatıyor. Resmî kaynaklara göre “yaklaşık üç asırdır ilimizde üretimi yapılan leblebinin adı adeta Çorum ismi ile özdeşleşmiştir.” ([Kültür Portali][1]) Ayrıca, ildeki “damla cinsi nohut” kullanımına, ustalıkla yapılan kavurma‑dinlendirme aşamalarına dair bilgiler detaylı biçimde aktarılıyor. ([Çorum Kültür ve Turizm Müdürlüğü][2])
Ekonomik veriler de bunu destekliyor: örneğin Çorum’da nohut üretimi ve leblebi sanayisi için çiftçilere sunulan destekler, il‑tarım ilişkilerinin canlı olduğuna işaret ediyor. ([Haberler][3]) Böylece şehir, leblebi üretiminde sadece miktar olarak değil, “yöresel üretim biçimi”, “zaman ve emek yoğun süreç” ve “coğrafi işaret” gibi kalite mühürleriyle de öne çıkıyor. ([Türkiye Turizm Ansiklopedisi][4])
Üretimin Ardındaki Hikâyeler ve Neden Çorum?
İklim ve Coğrafya Etkisi
Çorum’un karadeniz ile akdeniz iklim kuşağı arasında yer alan ılıman ve az rutubetli havası, üretim sürecinin kritik aşamalarında avantaj sunuyor. ([Çorum Kültür ve Turizm Müdürlüğü][2]) Nohutların kavrulup dinlendirildiği süreci düşündüğümüzde, ortamın nem oranı, kavurma sonrası dinlenme sürecini doğrudan etkiliyor. Bu tür detaylar, leblebinin çıtırlığını ve kalitesini belirleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Zanaatkârlar, Ustalık ve Kuşaktan Kuşağa Aktarım
Çorum’da leblebici olmak kolay değil: Zanaatkarların “en az 8 yıl, en fazla 10 yıl çıraklık” yapması gerekiyor. ([Çorum Kültür ve Turizm Müdürlüğü][2]) Bu da işin sadece “bir dükkan açıp kavurma”dan öte bir kültür olduğunu gösteriyor. Örneğin, yıllardır ocağında tava başında kavuran bir usta, neden sabahın erken saatlerinde ocağı yakıyor, hangi nohutları seçiyor, hangi sıcaklıkta kavuruyor gibi soruların cevabı işin şöhret ve tercih edilme kısmını oluşturuyor.
Ekonomi, İhracat ve Marka İmajı
Çorum leblebisi yalnızca yerel pazarda değil, yurtdışına da ihraç ediliyor. Kültür ve turizm portalı, “başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerine, Avustralya’ya, Amerika’ya, Kanada’ya ve Asya ülkelerine ihracat yapılmaktadır” diyor. ([Kültür Portali][1]) Bu veri, sadece bir lezzet değil, şehir için bir marka haline gelmiş üretimin göstergesi. Ayrıca çiftçilere verilen hibe destekleri de (örneğin %50 destekli nohut tohumları) üretimin sürdürülebilirliğini destekliyor. ([Haberler][3])
Bir Küçük Hikâye: “Ocağı Başında Usta, Çuvalında Emek”
Sungurlu ya da merkeze yakın bir köyde yaşayan ve yıllardır leblebi kavuran bir aile düşünün: Dedeleri köyden gelen damla cinsi nohudu şehirde işleyip saklarmış. Gün doğmadan ocağı yakar, bakır tavada odunla kavurur, dinlendirir, kabuğunu ayıklar. Bir gün genç kuşak gelip “neden aynı tadı vermiyor?” diye sorunca, eski usta “çünkü hava, tavası, nohutun cinsi, benim eli eksik” der. O gün bugün, aile “küçük işletme” statüsünde ama her yıl gururla “Çorum Leblebisi” etiketiyle satıyor. Bu hikâye sadece lezzet değil, hâlâ her puanı bir insan emeğini, bir kültürü, bir kent hafızasını taşıyor.
Sonuç: Neden Çorum ve Neyi Anlatıyor Bizlere?
Özetle: Türkiye’de leblebisinin en çok anıldığı ve üretimle imgesini birleştirdiği il Çorum. Bir il için “leblebisiyle meşhur” derken, bu sadece halk ağzı ifadesi değil; üç asırlık üretim gelenegi, coğrafi iklim avantajı, ustalık kültürü ve hatta yurtdışına açılan bir marka hikâyesinin toplamı. Bu bağlamda Çorum’un leblebisi, sadece bir tatlı atıştırmalık değil; bir kimlik, bir toplumsal yapı, bir ekonomik etkinlik.
Ancak asıl önemli soru şöyle: Bu hikâyeyi dinleyen bizler ne çıkarıyoruz? Bir atıştırmalığın arkasındaki emeği görünce, yerel üretime, markalaşmaya, geleneksel üretime nasıl bir değer verebiliriz? Çorum’un bu başarısından kendi kentimizde ya da yöremizde nasıl ilham alabiliriz?
Merak ediyorum…
Sizce bir yöresel ürün “meşhur” olurken en önemli etken nedir? Marka mı, gelenek mi, coğrafya mı?
Çorum leblebisiyle bir anınız var mı? Tadarken ya da alırken aklınıza ne geliyor?
Kendi yaşadığınız bölgede benzer “bir atıştırmalık + kent kimliği” birleşimi gördünüz mü, paylaşırsanız sevinirim.
Görüşlerinizi merakla bekliyorum.
[1]: “ÇORUM LEBLEBİSİ | Kültür Portalı”
[2]: “Leblebicilik – ktb.gov.tr”
[3]: “Çorum’da Leblebi Üretimine Destek – Haberler”
[4]: “Çorum Leblebisi – turkiyeturizmansiklopedisi.com”